«Қазіргі заманғы түркологияның Ғылыми даму миссиясы және ғҰбайдолла айдаров феномені»


Gubeydulla AYDAROV’un âlimliği ve bilgeliği



Pdf көрінісі
бет14/85
Дата19.11.2022
өлшемі2,21 Mb.
#158914
1   ...   10   11   12   13   14   15   16   17   ...   85
Байланысты:
Ғұбайдулла Айдаров. Конференция

Gubeydulla AYDAROV’un âlimliği ve bilgeliği: 
Gubeydulla AYDAROV neden “büyük âlim”dir ve “bilge”dir? Onun çalışmaları niçin 
önemlidir? Bu soruları şöyle cevaplandırmak mümkündür: 
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, AYDAROV’un eski Türk yazıtlarıyla ilgili ilk 
çalışmaları Rusya Türkolojisi’nin içinde değerlendirilecek niteliktedir. Çünkü AYDAROV’un 
çalışmalarında esas aldığı, kullandığı (Kök)türk harfli metinler W. RADLOFF, S. Ye. MALOV vd. 
bilim insanlarının yayımladıkları metinlere dayanmaktadır. AYDAROV, ne yazık ki (Kök)türk 
harfli yazıtları yerinde görme, inceleme ve belgeleme imkânını bulamamıştır. AYDAROV, 
yazıtlara ait (Kök)türk harfli metinleri her ne kadar kendisi yazıtların bulundukları yerlere gidip 
epigrafik belgelemelerini yaparak oluşturmamış olsa da o, bu metinlerin çözümlenmeleri, 
açıklamalarının yapılması, anlamlarının verilmesi, metinlerin dil ve üslup özelliklerinin 
belirlenmesi, yazıtların Kazaklarla ve diğer Türk boy ve topluluklarıyla ilgilisinin ortaya konulması 
hususlarında son derece özgün / orijinal bilgiler sunmuş ve bunda başarılı olmuştur. 


31 
Sovyetler Birliği Dönemi’nde Türk asıllı bilim insanlarının Türk boy ve topluluklarıyla, eski 
Türk yazıtlarıyla, Türklerin ve Türk dilinin geçmişiyle… ilgili araştırma ve incelemeler yapmaları, 
eserler yazmaları “Pantürkizm” propagandası çerçevesinde değerlendirildiğinden bilim insanlarının 
çoğu söz konusu alanlardan uzak durmuş; eski Türk dili alanı daha ziyade Türk olmayan bilim 
insanlarına bırakılmıştır. Birçok Türk aydının ve bilim adamının yazdıkları eserler, katıldıkları 
toplantılar 
yüzünden 
Azerbaycan’da, 
Kazakistan’da, 
Kırgızistan’da, 
Özbekistan’da, 
Türkmenistan’da, Tataristan’da, Kırım’da… ya öldürüldüğü veya sürgüne gönderildiği bilinen bir 
gerçektir. (26 Şubat - 06 Mart 1926 tarihleri arasında gerçekleştirilen; katılımcıları ve sunulan 
bildiriler bakımından “Türkoloji Kurultayları”nın en görkemlilerinden biri olarak kabul edilen Bakü 
Türkoloji Kurultayı’na katılan pek çok bilim adamının “Pantürkis”t, “Panturanist”, “Panislamist”, 
“sistem karşıtı” ve “halk düşmanı”… suçlamalarıyla suçlanıp öldürülmüş olmaları da bunun en 
büyük ispatıdır. bk. Buran, 2009: 430-444; Buran, 2016; Gökdağ, 2015). AYDAROV, bütün bu acı 
gerçeklere, geçmişte yaşanan çok büyük sıkıntılara, zorluklara ve engellemelere rağmen 
korkmadan, çekinmeden ve yılmadan Sovyetler Birliği Dönemi’nde çalışma alanı olarak eski Türk 
dilini ve eski Türk yazıtlarını seçmiş; hiçbir yerden ve hiçbir kimseden maddi destek almadan 
birbirinden değerli eserler (kitaplar, makaleler ve bildiriler) yazarak hem büyük başarılara imza 
atmış hem de kendi adını ölümsüzleştirmiştir.
AYDAROV’un kitaplarının eski Türk yazıtlarıyla ilgili olarak yayımlanan eserlerden birçok 
bakımdan üstün yanlarının olduğunu da açık yüreklilikle ifade etmek gerekir. Çünkü eski Türk 
yazıtlarının metinlerini iyi anlayabilmek ve yorumlayabilmek için öncelikle yazıtların sahiplerinin 
etnik ve kültürel değerlerini, dillerini, tarihlerini, kültürlerini, yaşayışlarını, inanışlarını çok iyi 
bilmek gerekir. AYDAROV’un bir Kazak (Türk) olması, Türk boy ve topluluklarına ait değerleri 
bilmesi, bu değerlerin yaşandığı ve yaşatıldığı coğrafyada doğup büyümesi onun başarılı eserler 
yazmasını ve farkındalık oluşturmasını sağlamıştır. 
Eski Türk yazıtlarıyla ilgili araştırma ve inceleme yapanların, kitaplar, albümler ve 
kataloglar hazırlayanların büyük bölümü tarih, arkeoloji, epigrafi vd. alanlarda çalışan bilim 
insanları olmuştur. Söz konusu alanlarda çalışan bilim insanlarının büyük bölümünün tarihî ve 
çağdaş Türk lehçelerini bilmedikleri, Türkçenin dil bilgisi kurallarına vakıf olmadıkları bu sebeple 
de yazıtlarda geçen bazı sözcükleri, sözcük guruplarını yanlış okuyup yorumladıkları inkâr 
edilemez bir gerçektir. AYDAROV, ana dili Kazakça (Kazak Türkçesi) olan, Oğuz, Kıpçak ve 
Karluk gruplarına ait farklı Türk lehçelerini ve farklı dilleri de bilen bir dilcidir. Ana dilinin Türkçe, 
kendisinin de dilci olması, onun yazıtlara ait metinleri doğru anlayıp doğru yorumlamasında ve 
başarılı eserler ortaya koymasında önemli rol oynamıştır. 
AYDAROV, Eski Türkçe Dönemi’nin her alanıyla ([Kök]türk, Uygur, Karahanlı) ve hemen 
hemen her eseriyle ilgilenmiş; makaleler ve bildiriler yazmış; bu döneme ait eserlerin tarihî ve 
çağdaş Türk lehçeleriyle ilgisini kurmaya çalışmıştır. 
AYDAROV, yalnızca araştırma ve incelemeler yapan bir bilim adamı değil; lise ve 
üniversite yıllarında pedagoji eğitimi de almış, farklı eğitim kurumlarında “öğretmen” ve “öğretim 
üyesi” olarak görev yapmış başarılı bir “eğitimci”dir. Onun pedagoji eğitimi almış olması, eğitimci 
kimliği taşıması eserlerinin yöntemini ve içeriğini sistematik ve akılcı bir şekilde hazırlamasını 
sağlamış; eserlerini diğerlerinden farklı ve daha başarılı kılmıştır. 
AYDAROV’un en önemli özelliklerinden biri de lisans, yüksek lisans ve doktora 
seviyelerinde dersler verip öğrenciler yetiştirmiş olmasıdır. 



Достарыңызбен бөлісу:
1   ...   10   11   12   13   14   15   16   17   ...   85




©engime.org 2022
әкімшілігінің қараңыз

    Басты бет